Site Menüsü
Site Haritası

Yoga Teknikleri

 

Yoga Teknikleri

 

 

1. Yama - (Kontrol) Evrensel eylem kontrolü
2. Niyama -
(Kesin kontrol) Kişisel eylem kontrolü
3. Asana - (Duruş) Vücut çalıştırma
teknikleri
4. Pranayama - (Enerji kontrolü) Nefes ve biyoenerji
teknikleri
5. Pratyahara - (Geri çekmek) Astral, Çakra ve Kundalini
teknikleri
6. Dharana - (Odaklanma) Konsantrasyon teknikleri
7. Dhyana -
(Derin odaklanma) Meditasyon teknikleri
8. Samadhi - (Üstün odaklanma)
Süperkonsantrasyon teknikleri

 

İlk dört basamak dış veya kaba basamak, dört son basamak ise iç
veya ince basamak olarak adlandırılmaktadır. Sekiz basamaklı Orijinal Yoga
Sisteminin amaçlarından biri bedeni, zihni ve ruhu birbiriyle uyumlu hale
getirmek ve kişisel gelişimin zirvesine ulaşmaktır. Bu sekiz aşama, aşağıdan
yukarı doğru tırmanması gereken bir merdivenin birbirini izleyen basamaklarına
benzemektedir. Bu basamaklarda sabırla ilerlemek gerekir. Birdenbire, hiçbir
hazırlık olmaksızın üst basamaklara atlamak tehlikeli ve sakıncalıdır.

 

Yoga sistemi kontrol işlemine dayanmaktadır. Yama (kontrol)
aşama aşama gelişmekte ve sonunda en yüksek düzeye ulaşarak Samyama
(süperkontrol) olmaktadır. Burada 'süper' anlamına gelen Sam öneği 'kontrol'
anlamına gelen Yama kelimesinin önüne eklenmiştir. Yama konsantrasyonla sıkı bir
bağlantıdadır. Samyama aşamasında konsantrasyon Samadhi olarak adlandırılan
süperkonsantrasyona gelişmektedir. Konsantrasyon hem de birleşmeyle
bağlantıdadır. Konsantrasyon en derin haline ulaştığında birleşme Samyoga olarak
adlandırılan süperbirleşme olmaktadır. Süperkontrol düzeyinde konsantrasyon
süperkonsantrasyona, birleşme ise süperbirleşmeye dönüşmektedir. Bu hal YOGA
yani bütünleşme olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle Yoga sisteminin üç yönü
vardır:

 

1. Samyama - Süperkontrol
2. Samadhi -
Süperkonsantrasyon
3. Samyoga - Süperbirleşme

 

Bu üç yön birbiriyle bağlantılı ve Yoga sisteminden
ayrılmazdır. Yoga sisteminin son aşamasında süperkonsantrasyon üstün
konsantrasyona dönüşmektedir. Bilinç tamamen konsantrasyon objesine dalmaktadır.
Sonuç olarak süperbirleşme gerçek üstün birliğe dönüşmektedir. Bu birlik
bireysel ruh ile Evrensel Ruh arasında gerçekleşmektedir. Bireysel ruh ile
Evrensel Ruh bütünleşmektedir. Bu aşamada süperkontrol gerçek özgürlüğe
dönüşmektedir çünkü kontrole artık gereksinim kalmamaktadır. Böylece Yoga
(bütünleşme) hali Maha-Yoga (üstün bütünleşme) haline dönüşmektedir. Bu halde
bireysel bilinç en yüksek bilinç düzeyine ulaşmaktadır.

 

Yoga halinin üstün düzeyine ulaşmak için kontrol gücünün
kesinlikle aşama aşama geliştirilmesi gerekmektedir. Spiritüel evrim etmek için
Orijinal Yoga Sisteminde bulunan sekiz aşamada yer alan teknikler doğru ve
düzenli şekilde uygulanmalıdır.

 

 

YAMA 
(KONTROL) EVRENSEL EYLEM KONTROLÜ

 

Yama olarak bilinen prensipler icra edilince olumlu eğilimler
güçlenmekte, pozitif enerji ve motivasyon artmakta ve insan kendini evrenin bir
parçası olarak hissetmektedir.

 

Geniş felsefi anlamda Yama sözcüğü 'negatiflerden arınma' gibi
yorumlanabilir. Yama uygulayarak insan eylemlerini kontrol altında almak
suretiyle negatif veya olumsuz şeylerden kurtulmaktadır. Birey gelişmek ve
spiritüel evrim etmek için bütün negatif fikirlerden, sözlerden ve eylemlerden
arınmalıdır. Bunun için insan her şeyden önce Ahimsa (Şiddetsizlik) prensibini
uygulamalıdır.

 

Yama aşamasında insan hayatının evrensel eylem yönü
geliştirilmektedir. Bu aşama 10 prensibe dayanmaktadır:

 

1. Ahimsa - (Şiddetsizlik) Şiddet kontrolü
2. Satya -
(Dürüstlük) Yalan kontrolü
3. Asteya - (Çalmama) Benimseme kontrolü
4.
Brahmaçarya - Cinsel enerji kontrolü
5. Aparigraha - (Biriktirmemek)
Biriktirme kontrolü
6. Daya - (Merhamet) Nefret kontrolü
7. Kşama -
(Affetme) Kızgınlık kontrolü
8. Dhriti - (Dayanıklılık) Güçsüzlük
kontrolü
9. Mitahara - (Ilımlılık) Aşırılık kontrolü
10. Arcava -
(Doğruluk) Yanlışlık kontrolü

 

Bu prensiplerin uygulanması insan psikolojisini olumlu bir
şekilde etkilemektedir. Birey dört amaca ulaşmaktadır:

 

1. Negatif enerji atılmaktadır
2. Enerji kanalları
arınmaktadır
3. Bedende enerji toplanmaktadır
4. Biriken enerji, fiziksel
sağlığı ve spiritüel gelişimi sağlamaktadır

 

Birey Yama prensiplerine uymadığı takdirde enerjisi
dağılmakta ve enerji kanalları tıkanmaktadır. Bu prensipler icra edildiğinde
enerji blokajları çözülmekte, enerji bedende serbestçe dolaşmakta ve biriken
enerji kişisel gelişimi sağlamaktadır.

 

 

NİYAMA  (
KESİN KONTROL) KİŞİSEL EYLEM KONTROLÜ

 

Niyama olarak denilen prensipler hayata geçirilince olumsuz
eğilimler giderilmekte, kötü alışkanlıklar yenilmekte, negatif enerji atılmakta
ve insan kendinin evrenin tüm canlı varlıklarıyla bir aile olduğunun farkına
varmaktadır.

 

Bu aşama da 10 prensibe dayanmaktadır:

 

1. Şauça - (Temizlik) Kirlilik kontrolü
2. Santoşa -
(Yetinme) Açgözlülük kontrolü
3. Tapas - (Soyutlanma) Fazlalık kontrolü
4.
Svadhyaya - (Eğitim) Cehalet kontrolü
5. İşvara Pranidhana - (Mutlak Varlığı
Algılama) Algı kontrolü
6. Astikya - (Sadakat) Bağlılık kontrolü
7. Dana -
(Hayırseverlik) Bencillik kontrolü
8. Hri - (Alçakgönüllülük) Gurur
kontrolü
9. Mati - (Analiz) Düşünce kontrolü
10. Vrata - (Yemin)
Değişkenlik kontrolü

 

Yama ile Niyama basamaklarının 10 prensibi Darşana Upanişada,
Gandharva Tantra ve Agni Purana kitaplarında açıklanmıştır. Yoga sisteminin bu
ilk iki basamağında duygular, düşünceler ve eylemler analiz edilmekte ve denetim
altına alınmaktadır. İnsan artık duygularının, düşüncelerinin ve eylemlerinin
kölesi değil efendisi olmaktadır. Bu kaderi kontrol etmenin başlangıcıdır.
Denetim ve kontrol işlemi doğal bir şekilde gelişmektedir. İnsan duygularını,
düşüncelerini ve eylemlerini sadece analiz etmekte ve kendine baskı yapmadan
kontrol etmeye çalışmaktadır.

 

Geniş felsefi manada Niyama basamağı 'pozitifleri güçlendirme'
olarak yorumlanabilir. Yoga yolunda birey negatif niteliklerden kurtularak
pozitif nitelikleri güçlendirmelidir. Yama prensiplerin uygulanması evrensel
niteliktedir oysa, Niyama prensiplerin uygulanması bireysel niteliktedir.

 

Niyama prensiplerini uygulayarak birey şunları elde
etmektedir:

 

1. Yaşam enerjisini kozmik kaynaktan bedene toplama
yeteneğini
2. Bu enerjiyi alt enerji merkezlerine yönlendirme
yeteneğini
3. Yaşam enerjisini kullanarak enerji merkezlerini dengeleme
yeteneğini
4. Bu enerjiyi üst enerji merkezlerine yükseltme yeteneğini

 

Niyama prensipleri, bireyin kendisiyle ilgili kişisel
uygulamalardır. Bu prensipler sayesinde duyular ve duyu organları kontrol
edilmektedir.

 

 

YOGA
HAREKETLERİ

 

ASANA
(DURUŞ) VÜCUT ÇALIŞTIRMA TEKNİKLERİ

 

Asana'lar sağlık, güzellik, güç, dayanıklılık, hafiflik,
aydınlık, sinirsel dinginlik ve mutluluk vermektedir. Asana uygulamasının
meyvesi spiritüel uyanış, bilinçlenme ve tüm ikiliklerden
özgürlüktür.

Başlangıçta Asana'lar yavaş yavaş, vücudu zorlamadan
yapılmalıdır. Asana'ların doğru ve düzenli yapılmasının yararları şunlardır:
yoga hareketleri

 

1. Belkemiği esnekliği artmaktadır
2. Eklemler
hareketlenmekte ve esnemektedir
3. Kaslar kuvvetlenmekte, gevşemekte,
canlanmakta ve bol bol oksijenli kan almaktadır
4. İç organların ve bezlerin
fonksiyonları düzene girmektedir
5. Lenfatik sistem ve metabolizma
canlanmaktadır
6. Bağışıklık sistemi güçlenmektedir
7. Dolaşım ve kan
basıncı normal ve dengeli hale gelmektedir
8. Sinir sistemi sakinleşmekte ve
kuvvetlenmektedir
9. Doku taze ve canlı olmaktadır
10. Sindirim sistemi
sağlıklı kılınmaktadır
11. Boşaltım sistemi canlanmaktadır
12. Üreme
sistemi dengeye girmektedir
13. Solunum sistemi güçlenmektedir
14. Tüm
beden canlanmakta ve güçlenmektedir
15. Tüm organlar uyumlu bir şekilde
çalışmaktadır.

 

Asana olarak adlandırılan duruşlar omurgayı çeşitli biçimlerde
çalıştırarak esnetmekte, yumuşatmakta ve sağlıklı yapmaktadır. Merkezi sinir
sistemi oksijenli kanla beslenmekte ve güçlenmektedir. Vücut çalışmaları
eklemleri esnetmekte, kasları güçlendirmekte ve uzatmakta, iç organları
uyarmakta ve canlandırmaktadır. Bloke olmuş enerjiyi serbest bırakmakta, beden
enerjik ve canlı olmaktadır. Tüm beden, organlar ve kaslar besleyici maddeler,
oksijenli kan ve biyoenerjiyle yıkanmaktadır. Her bir hücre arınmakta,
yenilenmekte ve canlanmaktadır. Solunum, sinir, kardiyovasküler, dolaşım,
sindirim ve boşaltım sistemleri daha sağlıklı olmakta ve verimli çalışmaktadır.
Beyinsel fonksiyonlar düzene girmekte, zihin keskinleşmekte, stres atılarak
yorgunluk giderilmektedir. (Detaylı bilgi
için bakınız Yoga: Asana'lar - Duruşlar kitabı)

 

Yoga duruşları kan ve lenf dolaşımını geliştirmekte ve daha iyi
bir hale getirmektedir. Baş aşağı duruşlar beyne ve yoga hareketakciğerlere daha fazla kan gitmesini sağlar. Neticede bu organlar
oksijenli kanla yıkanarak canlanmakta ve arınmakta, beyin hücrelerinde birikmiş
toksinler atılmakta ve beyin fonksiyonları gelişmektedir. Bacaklar birikmiş
kirli kandan kurtulmakta ve dinlenmektedir. Yerçekiminin etkisi tersine
çevirildiği için kalp beyine kan pompalama görevinden özgür kalmakta ve
rahatlamaktadır. Sempatik sinir sistemi uyarıldığı için beden gevşemekte ve uyku
kalitesi yükselmektedir. Ruh hali ve yaşama bakış açısı olumlu bir şekilde
değişmektedir.

 

Bükülme hareketlerini içeren duruşlar bedene doğal bir masaj
yaparak kasları ve iç organları canlandırmakta, kan dolaşımını artırmakta, besin
maddelerinin taşınmasını hızlandırmakta, toksinlerin dışarı atılmasını
sağlamaktadır. Omurga, bel, kalça ve kasıkla ilgili sorunlar giderilmektedir.
Toksinler atılmakta ve vücut temizlenmektedir.

 

Öne doğru eğilme hareketlerini içeren duruşlar karın
bölgesindeki iç organlara baskı uygulayarak, hareketlendirmekte ve
arındırmaktadır. Sindirim ve boşaltım sistemleri uyarılarak daha verimli
çalışmaya başlamaktadır. Vücudun arka kasları ve eklemleri esneklik kazanmakta,
böbrekler ve böbreküstü bezleri rahatlamakta, yorgunluk atılmakta, idrar sistemi
daha verimli çalışmakta ve enerji tazelenmektedir. Zihin dinginleşmekte ve
farkındalık artmaktadır. İnsan kendi içine yönelmekte, duygular yatışmakta,
heyecan ve endişe azalmaktadır.

 

Arkaya doğru eğilme hareketlerini içeren duruşlar akciğerleri
genişletir, kalbi güçlendirir, akciğerlere alınan hava miktarını artırır ve
dolaşımı hızlandırır. Omurga, vücudun ön kasları ve eklemleri esnemektedir.
Böbreklere ve böbreküstü bezlerine baskı uygulanmakta, bu organlar uyarılmakta
ve sağlıklı kılınmaktadır. İnsan dışa yönelmekte, zindeleşip neşelenmekte,
üzüntü ve keder gibi içte saklanan duygular serbest bırakılmaktadır.

 

Belirli duruşlar kalp ve damar sağlığına çok yararlıdır. Yoga
duruşları kalbi aerobik, pedal çevirme ya da koşma gibi yormaz. Kalp uyumlu bir
şekilde uyarılmakta, canlanmakta ve yenilenmektedir.

 

Yoga duruşları yerçekiminin etkisini azaltarak kasların ve
organların yaşlanmasını ve sarkmasını frenlemektedir. Yoga felsefesine göre:
"Esnek omurga genç beden demektir." Yoga duruşları sayesinde omurga esnek, güçlü
ve sağlıklı kalmaktadır. Bedensel denge ve koordinasyon gelişmekte, beden duruşu
düzelmekte ve bedensel hareketlerin farkındalığı artmaktadır.

 

yoga duruşlarıDuruşların doğru ve düzenli uygulanması sayesinde kaslar esnemekte,
güçlenmekte ve daha kolay uyum sağlamaktadır, solunum ve dolaşım sistemi daha
verimli çalışmakta, kemikler güçlenmekte, insülin duyarlılığı ve boşaltım işlevi
düzene girmekte, bağışıklık sistemi ve stresle olumlu şekilde başa çıkma
yeteneği gelişmekte, sağlıklı lipit ve kolesterol metabolizması oluşmakta,
mevcut kronik rahatsızlıklar giderilmektedir.

 

Yoga duruşları forma girmek ve formda kalmak için etkili bir
araçtır. Eklemler esneklik kazanmakta, uzun ve yağ içermeyen kaslar
gelişmektedir. Kas gücü, esneklik, eklemlerin hareket alanı, dayanma yetisi ve
dayanıklılık artmaktadır. Beden yeni hareket biçimleri öğrenmektedir.

 

Belirli Yoga duruşları erkeklerin prostat sorununun çözülmesine
yardımcı olur. Prostat ve lenf bezleri sağlık kazanır, lenf sistemi gelişir,
lenf sıvısının dolaşımı ve atık maddelerin dışarı atılması artar. Sert ve
sıkışık kaslar gevşer, uzar ve esneklik kazanır.

 

Belirli duruşlar kadınlarda adet öncesi, menopoz öncesi ve
menopoz dönemi belirtilerini ortadan kaldırmaktadır. Üreme organları sağlık
kazanmakta ve rahatsızlıklar giderilmektedir. Karın bölgesindeki gerginlik ve
şişkinlik, sırt ağrıları, yorgunluk, kramp ve aşırı kanama azalmaktadır. Menopoz
öncesi ve menopoz dönemi yaşanan yorgunluk, uykusuzluk, değişken ruh hali, sıcak
basması, beden yağlarının düzensiz dağılımı ve düzensiz adet görme azalmaktadır.
yoga asanalar

 

 

Yanlış duruş alışkanlığı boyun, baş ve omuz ağrılarına neden
olmaktadır çünkü boynun doğal kavisi bozulmuştur. Yuvarlak omuzlar ve çökük
göğüs kafesi akciğerlerin tam çalışmasını engellemektedir. Yetersiz solunum
moral bozukluğuna, keyifsizliğe ve bıkkınlığa neden olmaktadır. Çökmüş bel, öne
doğru yatan leğen kemiği ve sırtın alt kısmındaki kısalmış ve gergin kaslar sırt
ağrılarına neden olmaktadır. Asana teknikleri sayesinde kazanılan doğru bedensel
duruş tüm bu rahatsızlıkları gidermektedir.

 

Doğru bedensel duruş sayesinde iskeletteki bütün kemikler
baştan ayaklara kadar düzgün bir şekilde sıralanmaktadır. Uyluk kemikleri leğene
doğru biçimde oturduğunda iki kalça aynı hizada durmakta, dengeli bir
kuyruksokumu kemiği oluşmakta ve omurga düzgün bir pozisyon almaktadır.
Kuyruksokumunun, omurgayı desteklediği için dengeli olması omurganın sağlığı
açısından yaşamsal önem taşımaktadır.

 

Bozuk bedensel duruş, kuyruksokumunun işlevsel bozukluğuna
sebep olmakta ve kronik sırt ağrılarıyla sonuçlanmaktadır. Yoga duruşları
sayesinde kuyruksokumu ve leğen omurgaya gerekli desteği sağlamakta, dengeli bir
omurga oluşmakta, gövde gerekli desteğe sahip olmakta ve her yönde rahatlıkla
eğilmektedir. Kemikler yerli yerine oturmakta, eklemler kemiklere doğru biçimde
bağlanmakta, kaslar dengeli çalışarak koordinasyonu sağlamakta ve organlar doğru
yerde bulunduğu için görevlerini en iyi şekilde yapmaktadır.

 

Yoga duruşları aracılığıyla gelişen doğru ve dengeli bir
bedensel duruş fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal dengeyi de sağlamaktadır.
Baş, boyun, sırt ve bel ağrıları ve bu yüzden çekilen konsantrasyon ve düşünme
güçlüğü, sinirlilik, gerginlik ve öfke giderilmektedir.

 

Çeşitli bilimsel araştırmalara göre Yoga duruşlarının doğru ve
düzenli uygulanması kemik yoğunluğunu korumakta ve artırmakta, osteoporozu ve
kemiklerin kolayca kırılmasını engellemektedir.

 

Yoga duruşları bedeni canlandırmakta, uyarmakta, güçlendirmekte
ve kan dolaşımını geliştirmektedir. Pelvis bölgesindeki organlar güçlenmekte,
cinsel organları destekleyen kaslar, perine kasları ve pelvis tabanı esneklik
kazanmaktadır. Bu organlar ve kaslar taze kan, oksijen ve besin maddeleriyle
dolmaktadır. Böylece tensel duyarlık, uyumluluk ve cinsel yaşam kalitesi
artmaktadır.

 

Yoga teknikleri sayesinde astım, artrit, kalp rahatsızlığı,
obezite, osteoporoz, madde bağımlılığı, depresyon, migren, sinüs sorunları gibi
kronik rahatsızlıklar hafiflemekte ve zaman içinde giderilmektedir. Kanser
hastalığına çok iyi gelmektedir. Hastalığın yol açtığı stres ve uygulanan tıbbi
tedavinin yan etkileriyle baş etmeye yardım etmektedir. Multipl skleroz
hastalığının tedavisinde de son derece yararlı sonuçlar vermektedir.

 

 


PRANAYAMA ( ENERJİ
KONTROLÜ) NEFES VE BİYOENERJİ TEKNİKLERİ



Pranayama olarak adlandırılan solunum teknikleri, nefes alış verişlerini
düzene sokar, solunum rahatsızlıklarını giderir ve zihnin kontrol edilmesini
sağlar. Bu teknikler vücut-zihin sistemini bir bütün olarak yeniler ve enerjik
yapar. Solunum sistemi canlanır ve güçlenir. Sinir sistemi sakinleşir ve
yatışır. Kanda oksijen oranı artar ve dolaşım hızlanır. Vücudun bütün hücreleri
arınır, beslenir ve yaşam gücü kazanır. Doğru ve düzenli olarak yapılan
Pranayama teknikleri çok çeşitli iyileştirici etkilere sahiptir. Yorgunluk
giderilerek, bedendeki enerji akımları güçlenmekte, yaşam enerjisi
dengelenmekte, organlar yenilenmekte, duygular yatışmakta ve zihin dinginliğe
kavuşmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Pranayama - Nefes ve Enerji
Kontrolü kitabı)


Hızlı ve yüzeysel nefes endişe ve korkuları tetiklemektedir. Solunum
teknikleri sayesinde nefes derinleşmekte ve yavaşlamakta, sinir sistemi
gevşemekte ve duygular yatışmaktadır. Kalp atışları düzene girmekte ve
kardiyovasküler sisteminin çalışma ritmi sağlıklı bir ritme göre
ayarlanmaktadır. Kalp rahatlamakta ve güçlenmektedir.


Pranayama teknikleri enerjiyi kontrol altına almakta, ayarlamakta ve
organizmanın farklı düzeylerine yönlendirmektedir. Enerjiyi kaba ve ince
düzeylerde tecrübeden geçirmek için solunum fonksiyonlarının olağan sınırları
aşılmaktadır; solunum işlevleri uzatılmakta, hızlandırılmakta veya
yavaşlatılmaktadır. Pranayama sırasında denetim altına alınan solunum
fonksiyonları şunlardır:


1. Puraka
2. Reçaka
3. Kumbhaka


Sanskritçe Puraka kelimesi 'doldurmak' demektir ve akciğerleri havayla
doldurmak anlamına gelmektedir. Puraka, veya nefes alma işlemi solunum sistemini
canlandırmaktadır.


Reçaka kelimesi ise 'boşaltmak' demektir ve nefes vererek akciğerleri
boşaltmak anlamına gelmektedir. Reçaka, veya nefes verme işlemi kirli havayı ve
toksinleri dışarı atmaktadır.


Sanskritçe Kumbha sözcüğü 'çömlek', 'kap' veya 'kavanoz' demektir. Kumbhaka
kelimesi ise 'kavanoza benzer' anlamına gelmektedir. Kavanoz suyla dolu veya boş
olabilir. Buna benzer akciğerler havayla dolu veya boş olabilir. Böylece
Pranayama çalışmalarında nefesin aldıktan veya verdikten sonra tutulması
Kumbhaka olarak adlandırılır. Kumbhaka, veya nefes tutma enerjiyi tüm bedene
yaymaktadır. Bundan başka, Pranayama basamağında birçok Kumbhaka çalışması var
ki, o zaman Kumbhaka sözcüğü özellikle nefesin belli bir şekilde alınmasını,
tutulmasını ve verilmesini vurgular.


Geniş felsefi anlamda zihnin bütün illüzyonlardan boşaltılması daha derin bir
Recaka, nefesin boşaltılmasıdır. Bireyin kendisinin ruh olduğunun algılaması
daha derin bir Puraka, nefesin alınmasıdır. Nihayet zihnin sarsılmaz metinlikle
odaklanması daha derin bir Kumbhaka, nefesin tutulmasıdır. Bu daha derin bir
Pranayama çalışmasıdır.


Orijinal Yoga Sisteminin bu basamağında biyoenerji teknikleri de
uygulanmaktadır. Bu teknikler sayesinde bedenin biyoenerji alanı güçlenmekte,
genişlemekte, enerjetik blokajlar çözülmekte, beden daha enerjik ve sağlıklı
yapılmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Prana Vidya - Biyoenerji
Teknikleri kitabı)


Pratyahara olarak bilinen teknikler bilinçli gevşeme yeteneğinin gelişmesini
sağlar. Bunlar, içe dönme, içsel arayış ve gelişim için olağanüstü tekniklerdir.
Bilinçli gevşeme teknikleri, organizmayı sistematik olarak derin bir gevşeme
durumuna getirmektedir. Beden gevşeyince zihin susmakta, sinirler boşalmakta ve
kas gerginliği atılmaktadır. Beden derin gevşeme moduna geçince nefes alış veriş
hızı azalmaktadır, akciğerler rahatlamakta ve solunum sistemi dinlenmektedir.
(Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Pratyahara - Astral Teknikler kitabı)


Nefes alış veriş hızı düşünce kalp atışları da yavaşlamaktadır. Kalp
dinlenmekte ve yıpranmamaktadır. Dolaşım sistemi olumlu etkilenmekte ve düzene
girmektedir. Tetikte olan sempatik sinir sistemi gevşemeye başlamaktadır. Daha
sonra parasempatik sinir sistemi gevşemektedir. Akabinde de endokrin sistemi
gevşemeye başlamaktadır. Stres yüzünden devamlı adrenalin salgılayan ve aşırı
çalışan böbreküstü bezleri dinlenir. Endokrin sisteminin dinlenmesi fiziksel ve
duygusal sağlığı da olumlu bir şekilde etkilemektedir.


Bilinçli derin gevşeme organizmanın bütün sistemlerini olumlu bir şekilde
etkilemekte, yorgunluk ve uykusuzluk giderilmekte, birikmiş gerginlik atılmakta,
enerji blokajları çözülmekte ve bol bol enerji depolanmaktadır.          

Üyelik Girişi
Yoga Academy Video

 Yoga Academy Videoları

Yoga Forum Sitesi

 Yoga Forum Sitesi

Saat
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam103
Toplam Ziyaret289736
Yoga Academy Etkinlik Takvimi
Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 24° 16°